Çocuğum kitap okumuyor!

çocuk ve kitap

Çoğu anne-baba çocuğum kitap okumuyor yakınması yapar. Öncelikle anne-baba, öğretmen olarak; ‘’Ben okuyor muyum? ‘’ Sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Kitap okumanın şu faydası var bu faydası var sıralaması yapmak yerine çeşitli etkinlikler düzenleyerek kitap okumayı çekici hale getirebiliriz.
Kendi uygulamamdan örnek vererek konuya devam etmek istiyorum. Kitap sevgisini öğrencilerimin yüreklerine işlemek için, öğrencilerimi masamın etrafına topladım sonra ‘’Kitap okursak ne olur?’’ haydi bakalım düşünelim dedim. Ardından düşüncelerinin sığacağı büyüklükte her birine dağıttığım renkli kartonlardan birer damla kesmelerini ve herkesin kendi damlasına düşüncesini yazmasını söyledim. Bazı öğrencilerimin damlalarına yazdıkları şöyleydi; okumamız güçlenir, kelime hazinemiz artar, derslerimizde başarımız artar, kitap ruhu besler… Ve daha birçok güzel damlamız oldu. Sonrasında öğrencilerimle daha etkin okumak amacıyla okul içinde ve sınıfımızda kitap köşesi hazırlamaya karar verdik. Herkes kendi damlasını kitap köşesine astı, damlaların düştüğü birde denize benzer mavi renk kartona ‘’Kendimizi seviyoruz bu nedenlerden dolayı okuyoruz.’’ yazdık. Daha bitmedi denizimizin üstüne asmak üzere birde gökyüzü yaptık sonra her bir öğrenci kendi yıldızını çizdi ve kesti. Yıldızların içine her öğrenci kendi ismini yazdı. Bulutlara ise biz okuyoruz pırıl pırıl parlıyoruz yazdık. Bu çalışmamızın ardından öğrencilerim, okudukları her kitap sonrasında biraz daha parladıklarını söylemeye başladılar. Öğrencilerin gün geçtikçe, okudukları kitap sayısının artması çalışmalarımızın sonucunu göstermiş oldu. Tabiki bu ve benzeri etkinliklerin sayısı artırılabilir. Çocukları okumaktan soğutup uzaklaştırmak yerine onlara okuma sevgisini aşılamalıyız. Doğan Cüceloğlu’nun ”mış gibi yaşamlar” kitabından bir alıntıyla devam etmek istiyorum. Değerli Doğan Cüceloğlu Hocamızın, ABD Teksas’ta yaşayan bir okurundan aldığı mektupta anne şöyle bahsediyor, çocuğu iki yıl Türkiye’de özel bir okula gitmiş, bebekliğinden beri her fırsatta kitap okuyan, alışverişlerinden kitap almadan dönmeyen oğlu bu süre içinde okuma yazma hevesini tamamen kaybetmiş. ABD’de bir devlet okuluna başlamış, her gün arkadaşlarıyla birlikte, okuma köşesinde yere oturup hikaye kitabı okuyor ve yazıyorlarmış. Akşamları da anne ve babasıyla 20 dakika kitap okuma olmak üzere tek ödevleri varmış. Biz de bu ve benzeri örneklerden yararlanarak, öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerini dikkate alarak ve imkanlarımızı zorlayarak çeşitli etkinliklerle kitap okuma sevgisini öğrencilere enjekte edebiliriz.
Evde nasıl okuma alışkanlığı kazandırabilir?
Bazı velileri görüşmek üzere davet ettiğimde, çocuklarının kitap okumadığından yakınıyorlar. Ödevlerini bitirdikten sonra tüm gün televizyon veya internet başında vakit harcadıklarını söylüyorlar. ‘’Peki siz okuyor musunuz?’’ Sorusunu yönelttiğimde önce birkaç saniye duraklayıp iş, güç diğer çocuklarım, fırsat olmuyor ile başlayıp bahaneleri sıralıyorlar. Geçen gün arkadaşımla telefonda konuşurken konumuz kitap okumaya geldi. Arkadaşım ne yazık ki okuma alışkanlığım yok, anne ve babam kitap okumadığı ve beni de okumak için yönlendirmediği için hala okumaya istekli değilim. Çocukluğumdan bu yana iyi bir okur olmayı çok isterdim dedi. Görülüyor ki, anne ve babanın model olması her konuda olduğu gibi kitap okumada da çok önemli. Şimdi kendi velilerime geri dönmek gerekirse, okuyan velilerde var elbette ancak okuyan gruptaki velilerinde çocukları okumuyor, fakat yinede bu gruptaki çocuklar okumaya daha çok eğilimli, söylenenleri daha iyi anlayabiliyor ve kendilerini daha iyi ifade ediyorlar. Yakınmak yerine çözüm aramak gerekiyor. Evinizde bir kitaplık yoksa kitaplık temin etmelisiniz. Birkaç rafını çocuğunuzun kitaplarına ayırabilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte kitapçılara giderek kitap alabilirsiniz. Okuma saatleri düzenleyerek, birlikte okuduktan sonra onunla konuşup tartışabilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte okuma saatleri düzenleyebilirsiniz. Okuma yarışı yapabilir önce kim bitirirse ödül alması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Şöyle bir etkinlikte yapılabilir, belirlediğiniz herhangi bir konu hakkında çocuğunuzun düşüncelerini anlatmasını isteyin, çocuğunuz düşüncelerini söylerken onu kameraya çekin, okuma takibinden bir ay sonra bu etkinliği tekrarlayarak görüntüleri çocuğunuza izlettirin ve sonrasında okumadan önceki ve sonraki farkı çocuğunuzun anlatmasını isteyebilirsiniz. Böylece olumlu sonucu gördükten sonra çocuğunuzun okuma isteği artacaktır. Başka ne yapabilirsiniz? Önemli kişilerin ve ünlü düşünürlerin kitap okuma üzerine söyledikleri sözleri aralıklarla güncelleyerek renkli kartonlara büyük puntolarla yazıp çocuğunuzun dikkatini çekecek bir yere asabilirsiniz. Çocuğunuza kendi seçeceğiniz bir kitabı yarısına kadar okutturup kalanını tahmin etmesini isteyebilirsiniz. Böylece düşünme becerisini de geliştirmiş olursunuz. Tüm bu aşamalarda, kitap seçerken yaş aralığını, gelişimine uygunluğunu göz önünde bulundurmayı unutmayın. Çocuğunuz için seçtiğiniz her kitabı öncelikle siz okuyun. Seçilecek kitapların, şiddet içerikli olmamasına, çocuğun kendini, kitabın hayal dünyasına kaptırmamasına ve karakterleriyle özdeşleştirip, gerçeklikten uzaklaşmasına neden olacak kurguyla oluşturulmamasına özen gösterilmesi gerekir.
Her şeyden önce çocuklarımızın, bizim aynamız olduğunu unutmayalım. Çocuklar anne – baba ve öğretmenlerini model alırlar. Biz ne yaparsak çocuğumuz da onu yapar. Kitap okumak gibi kazandırmak istediğimiz tüm olumlu davranışları öncelikle kendimiz yapmalıyız. Elimizden kitabı düşürmemeliyiz. Biz okumalıyız ki çocuklarımız da okusun.

yazan: F. Derya KARACAN

Previous Hayat sana emanet!
Next Çocuğuna bak kendini gör!

Yorum 2

  1. Derya
    Mayıs 24, 15:50 Reply
    değerli bilgilerinizden dolayı teşekkürler ,bunu öğrencilerimin üzerinde kullanacağım,olumlu sonuçlar alacağımı düşünüyorum,teşekkürler!!
  2. Derya KARACAN
    Mayıs 24, 18:01 Reply
    Sevgili Derya Hoca'm değerlendirmeniz ve düşünceleriniz için çok teşekkürler!

Leave a Reply